IMG_9500Adı Mevlüt TATAR.. 34 yaşında.. Anamur’lu.. Mesleği Aromatik ve Tıbbi Bitki kesiciliği.. Kendini bildi bileli bu işle uğraşıyor.

Anamur’dan Tarsus’a kadar her karış toprağa terini akıtmış. Bölgeyi çok iyi tanıyor. Bitkiler üzerinde inanılmaz bir hakimiyeti var. Hangi bitki nerede yetişir, ne zaman kesilir, ne işe yarar, yağlanma zamanı ne zamandır duraksamadan cevap veriyor.

Aromatik bitkiler genellikle orman arazilerinde olduğu için Orman Bölge Müdürlüğünden ihaleyi kazananlardan belirli bir bölgenin kesim hakkını satın alıyormuş. Sonra çadırını kurup, eşiyle birlikte o bölgenin ürünü bitene kadar kesiyor ve elde ettiği ürünü yağcılara yada baharatçılara satıyormuş.

Yaptığı iş nedeniyle kendisini tarım işçisi, yaptığı işi de tarım işi olarak nitelendiriyor.

İşte anlattıkları..

12 ay boyunca kesimini yapacağımız bitki var. Bize boş zaman yok.. Kesim yaptığımız türler arasında biberiye, kekik, kuzu göbeği, karahan otu, salep, defne, sumak, kantaron, karabaş otu, hatme gülü, oğul otu, kırkgirit otu, rezene, kişniş, ada çayı en önemlileri ve en çok bilinenleri.. Ama benim bildiğim 65 çeşit aromatik bitki vardır diyor..IMG_9508

Toros Dağlarında yaşayan orman köylüleri, içinde yaşadıkları zenginliğin farkında değiller. Kimse de bu zenginliği onlara anlatmıyor. Orman köylüsü, ormanda açtığı 3 – 5 dönüm arazide kiraz, şeftali yetiştirmeye, evini geçindirmeye çalışıyor. Bunları yetiştirmek için ilaca gübreye boğulmuş. Bir yandan da Orman’la mücadele ediyor. Orman teşkilatı ile ihtilafa girmemiş, aleyhine dava açılmamış, ceza almamış bir tek orman köylüsü yok. Ben onlara acıyorum. Oysa onlara biberiyeyi, kekiği bir anlatabilsek, hem ormanı koruyacaklar, hem de bu bitkileri yetiştirecekler diyor..

Mevlüt TATAR’a göre; ormandan ihaleyi alanlar ve kesim yapanlar üzerinde ciddi bir denetim hiçbir zaman oluşturulamamış. Kesimle ilgili kurallar konulamamış.. Bu nedenle, bilinçsiz ve kontrolsüz ve kötü kesim nedeniyle bitki varlığı her geçen gün azalıyor. Bu durum tehlikeli bir gidiştir. Çok önemli bir varlığımız yok oluyor. Mutlak surette önlem alınmalıdır.. diyor.

Biz sadece aromatik bitkinin yaprağını alıyoruz. Geride kalan odunsu sap ve dal kısımlarını ise araziye terk ediyoruz. Hem uçucu, yanıcı bir bitkiyi araziye bırakıyor, hem de bir varlığı kullanamıyoruz. Ciddi bir organizasyonla, aromatik bitki dal ve saplarını da katı yakıt olarak değerlendirmek mümkün müş..

IMG_9492Bozuk orman sahasını ağaçlandırmak için “Özel Ağaçlandırma Yönetmeliği” gereğince saha kiralayanlara belirli ağaççık türleri altında alt bitki olarak aromatik bitki üretimine izin veriliyormuş. Ancak alt bitki yerine “asıl bitki” yetiştiriciliğine izin verilirse bitki varlığı hem hızlı gelişir. Hem de kiracı kısa zamanda gelire döneceği için talep çoğalır diyor..

Orman arazileri dışında, bozuk ve değersiz arazisi olan çiftçiler de, aromatik bitki yetiştiriciliğine özendirilmeli ve mutlak surette teşvik edilmeli, aromatik bitkinin önemi çok iyi anlatılmalıdır..Tarım Bakanlığı aromatik bitki üreticiliğini tarımsal bir faaliyet olarak görmeli ve Çiftçi Kayıt Sistemine dahil etmelidir diyor..

Biz bir tecrübeyi tanıttık ve anlattıklarını aktardık.

Share

leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*