9194389204825Artık mis kokulu, tadı damağımda kalan domates dönemi tamamen bitti.

60 yıldır bodrumlu olan bizim Faik Emmi’nin otelinde kalıyorum, günlerdir soruyorum; şu Bodrum’un köylerinde demi lezzetli domates yok diye.. Yok.. Yok..

İsrail’den gelen domates tohumları kullanıldığı için bizim domateslerimiz tarih oldu artık.

Domateste tamamen dışa bağımlı hale gelmiş durumdayız.

Köylü ziraatten tohumu alıyor, yerel tohumu kendi üretmiyor artık. Aldığı tohumdan zaten yeni tohumlar üretemiyor.

Güney’de bile mis gibi domatesimizi yiyemeyeceksek, şehirde boşa ağlaşıyoruz biz..

Eski geleneksel yöntemlerle yerel domates tohumu üreten tek yerli üretici kalmadı mı memlekette?

Diyor yazısında..

Biz de diyoruz ki;

Babıali yokuşundan tırmanırken, köşe başı simitçisinden simidini alan, öğlen yemeği sırasında çayına katık yapan, eski daktilosunun tuşlarına “tıkır tıkır” vururken, edebiyat denizinde bir damla su olmaya çalışan, bilgi dünyasının pr_01_233_max (1)boşluğuna kırıntı bırakmak isteyen gazeteciler vardı.

O günün gazetecileri gazeteciği bir kazanç kapısı olarak görmez, bir meslek algılaması olarak değerlendirirlerdi.

Sonra teknoloji gelişti.  Sermaye basına girdi. Uydu yayıncılığı, bilgisayar gazeteciliği başladı ve gazetecilik; kah sahibi holdingin menfaatleri doğrultusunda siyasi iktidara hükmeden, kah siyasi iktidarın dümen suyunda savrulan bir sistem haline geldi.

Onlar için idealden çok menfaatler ve para önemli..

Yani dememiz o ki; ne Türkiye eski Türkiye, ne Gazeteciler eski gazeteci, ne de biz eski çiftçileriz.

Onun için siz,  eski gazeteciler gibi olun, olabiliyorsanız..

Söz veriyoruz.. Biz o eski domatesleri yetiştireceğiz.

Share

leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*