20150919_101115Bölgemiz yetkilileri çiftçileri uyarıyor;

Anız yakmak zararlıdır.

Bölgemizde, hububat hasadından sonra ikinci ürün ekimi için kısa sürede toprak hazırlığını tamamlamak, toprak işlemede kolaylık sağlamak, hastalık ve zararlılarla mücadele edilmesi, yabancı ot kontrolü ve hasat sonrası artıkların ekonomik bir değer taşımadığı düşünceleri ile ve çoğu zaman bir alışkanlık haline geldiği için yasak olduğu halde anız yakma olaylarıyla karşılaşılmaktadır. Hububat hasadı sonrasında geriye kalan anızın yakılması orman yangınları, telefon ve enerji iletim hatlarının yanması, sis oluşumu nedeniyle çeşitli trafik kazalarına yol açması, hasat edilmemiş komşu tarlalara yangın sıçraması, yakın köylerdeki hayvan barınaklarının ve yerleşim birimlerinin yanması gibi birçok riskleri ortaya çıkartıyor. Bölgemizde anız yakma sonucunda çıkan yangınlar, her yıl milyarlarca liralık maddi zararlara neden olmaktadır. Anız yakmanın zararları sadece bunlarla sınırlı değildir. Anız yakmanın sayısız zararlarından bazıları şunlardır: Anız yangınları toprak içerisindeki faydalı canlıların ve topraktaki organik maddenin yanarak yok olmasına neden olur. Anız yakılan toprakta bitkilere yarayışlı besin maddeleri azalmakta ve zamanla toprağın verimliliği düşmektedir. Verimli tarım topraklarımız zamanla verimsiz çorak topraklar haline gelmektedir. Anız yakılması su ve rüzgâr erozyonunu artırmakta, bu nedenle toprağın en değerli üst katmanları rüzgar ve su ile taşınarak yok olmaktadır. Anız yakma sonucunda doğal denge bozularak zararlı böcekler ve hastalıklar çoğalmaktadır.

Sıra geliyor akıl vermeye..

  • Hububat hasadı sırasında biçim mümkün olduğu kadar alçaktan yaptırılmalıdır.
  • Hububat hasadı yapıldıktan sonra biçerdöverin arkasında bıraktığı sap samandan oluşan namlular balya makinesi ile balyalanarak hayvan yemi olarak veya ahırlarda altlık olarak 20150919_101055kullanılabilir veya sanayide kâğıt ve karton yapımında kullanılabilir.
  • Namlu denilen bu sap ve saman tarladan uzaklaştırıldıktan sonra geriye kalan anız sap parçalayıcı makineler ile parçalanarak toprağa karıştırılmalıdır.
  • Bu şekilde bir toprak işleme ile anızın toprağa karıştırılması toprağa birçok fayda sağlar ve anız yakmanın doğuracağı zararlar da önlenmiş olur.
  • Anız yakılmayıp toprağa karıştırılması ile toprağın organik madde içeriği artıyor. Toprakta bitkiye yarayışlı besin maddeleri artar, erozyona karşı toprak direnci artar, toprakta tutulan su miktarı artar böylece bitkiler kuraklıktan daha az etkilenirler.

Çiftçi Neden Anız Yakıyor?

Çiftçi buğday, ama daha çok da mısır ekimi sonrasında anız yakar. Bölgemizde ise en çok mısır ekimi yapıldığı için biz, mısır sonrası anız yakmayı anlatacağız.

Çiftçinin yetiştirdiği mısır, yeterli kuruma oranına ulaştığı ve hasat zamanı geldiğinde, çiftçi bir biçerdöverci ile anlaşır ve hasat başlar. Tarlanın durumuna, biçerdöver kullanıcısının maharetine ve kullanılan bıçak ağızlarına göre, 30 ila 50 cm.lik mısır sapı tarlada kalır.

Tarla çiftçininse ve çiftçi tarlasını dinlendirecek, yeni bir ürün için hazırlık yapmayacaksa, traktör arkasına taktığı paçal makinesi ile tarlaya girip mısır saplarını parçalar,  toprakta bulunan zararlıları yok etmek için toprağı ilaçlar, bir sonraki ürün yılı için toprağı dinlendirmeye bırakır. Paçal makinesi ile parçalanan ve dinlendirilmiş toprakta bırakılan mısır sapı aslında bir sonraki yıl için organik madde oluşturur ki, bu toprak için çok faydalıdır. Çiftçi bunun bilincindedir.

20150919_101118Anız yaktığında, mısır sapını yok ederken, bir kısım zararlı toprak canlıları yanında, faydalı toprak canlılarını ve faydalı bir kısım iz elementleri yok ettiğini, çevresel bir kısım sorunlar yarattığını da bilir.

Madem sapı parçalayıp tarlada bırakmak faydalı, anız yapmak zararlı ise neden anız yakar çiftçi?

Anlatalım..

Mısır üreticisi çiftçi genellikle kiralık topraklarda ekim yapar ve kiralarda yüksek olduğu için, toprağı boş bırakamaz. Mısır sonrasında mutlaka başka bir ürün, yani marul yada lahana gibi kış sebzesi dikmesi gerekir. Zaruretler ona toprağı dinlendirme fırsatı vermez.

Hasattan hemen sonra tarla yeni bir ürün için hazırlandığında, tarlada kalan mısır saplarının parçalanması ve toprakta bırakılması sapın hemen organik madde olgunluğuna ulaşmasını ve toprağa karışmasını sağlamaz. Sap’ın bir sonraki ürün için zararlı etkilerini ortadan kaldırmaz. Ayrıca toprakta bulunan zararlıları yok etmek için ilaç kullanmak gerekir ki; ilaç da çok pahalıdır.. Yani çiftçi için zararlarını bilse de, anız ile mücadele etmenin en kısa ve az maliyetli yolu anız yakmaktır.. Çiftçi de zararlarını bile bile ve çaresizlikten anız yakar. Maalesef ülkemizin gerçeklerinden birisi de budur..

Gelelim şimdi akıl verenlere..

  • Dünyanın en pahalı mazot’unu kullanan çiftçiye, “sapı paçal ile parçala, yok et, anız yakma..” demek en azından çiftçiye haksızlıktır.20150919_101110
  • Çiftçiyi toprak sahibi yapabilmek esastır. Küçülmüş, parçalanmış, yok edilmiş tarım arazileri çiftçilerinin aklına maliyeti düşürmek için anız yakmaktan başka bir çözüm gelmez.
  • Sanayiciye, inşaatçıya ve diğer kirletenlere söylenemeyenler çiftçiye söyleniyor. Hem de çiftçinin yarattığı ekonomik değerden nemalananlar tarafından söyleniyor. Çiftçi anız yakarak havayı kirletiyormuş.. Bizde çiftçiler olarak diyoruz ki; “teessüf ederiz.”
  • Çiftçi biçerdöver sahibi değildir. Bu nedenle, “mümkün olduğu kadar derinden hasat yapılmalıdır..” gibi, anlamsız ve manasız öğütler çiftçi için hiçbir şey ifade etmemektedir.
  • Çiftçimiz, biçerdöver’in arkasında bıraktığı sap ve samanı ahırlardan oluşan namlular balya makinesi ile parçalayarak hayvan yemi olarak veya ahırlarda altlık olarak kullanılabilir veya sanayiciye kağıt ve karton yapımında kullandırabilirmiş. En çok da kendisine verilen bu akıl çiftçimizi memnun etti(!) Bundan sonra kalan sap ve saman artıklarını ahırında kullanacak, kapısında bekleyen kağıt-karton üreticisini ise bekletmeden sap ve samanını ona teslim edecek, onların kağıt ve karton’a dönüşmesini sağlayacaktır.
Share

leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*