Mısır’a gelmeden önce Türk Çiftçisi ile konuştuk. Öyle dertliler ki;

Tarım İl Müdürlükleri, kendilerine gönderilen eskilerde ulufe,  şimdilerde destekleme denilen minik paraları üleştirmekle meşguller. Aslında bizim beyin ölümü gerçekleşti de, onlar vücudu canlı tutmak için, yavaş yavaş serum veriyorlar.

Ziraat Odaları sadece kayıt tutuyorlar. Aidatlarımızı topluyorlar. Niye varlar biz anlayamıyoruz..

Üniversiteler, tarım araştırma kuruluşları sahada yoklar. Bilgiye ulaşmakta güçlük çekiyoruz..

Ziraat Mühendisleri sadece ilaç ve gübre kullanımı  konusunda bilgili. Oysa, arazi ve toprak ıslahı, su ve suyun verimli kullanılması, bilinçli budama, bilinçli ilaç ve gübre kullanımı,  bitki ve bitki ıslahı, tarımda teknolojik gelişmeler, tarım ekonomisi, ürün depolanması ve saklanması, raf ömrünün uzatılması, verimli hasat, ambalaj ve estetik, ihracat ve pazarlama.. Ziraat Mühendislerinden almamız gerek bilgileri  ancak büyük çiftçilerden alabiliyoruz.

Sürekli deneme yanılma yöntemini uyguluyoruz. Oysa bu işi Tarım Araştırma Kuruluşlarının yapması ve bize rehberlik etmesi gerekiyor.

Arazilerimiz tehdit altında. Sürekli kentli baskısı altındayız. Arazilerimiz imara açılıyor ve her geçen gün yok oluyoruz. Son olarak milyonlarca yılda oluşan Çukurova topraklarının bin dönümlük kısmana cezaevi yaptılar.

Üretim girdilerimiz olan mazot, elektrik, su, ilaç ve gübre  o kadar pahalı ki, artık uluslararası pazarda rekabette zorlanıyoruz.

Toprağın parçalı olması verimli tarım yapmamızı önlüyor. Daha yüzlerce sorun..

MISIR’DA VARIZ..

Adı Yalçın

Gencecik bir adam.. Yerinde duramıyor. Bir gün İskenderiye’de, bir gün Mısır’ın güneyinde.. Karış karış geziyor. Her tarım havzasına ulaşıyor. Telefonu bir dakika susmuyor. Bir yandan Türkiye, bir yandan Rusya, bir yandan da Mısır’daki işbirliği yaptığı kişilerle konuşuyor.  Diyor ki;

Ben üçüncü kuşak, sebze-meyve tüccarıyım. Babam ve dedem de bu işi yapardı.. Türkiye’nin her yerinden mal alır ve bu malları dünyanın her yerine gönderirdik. Ama son yıllarda pazarımız çok daraldı. Aslında biz çok yol aldık. Ürünlerimiz hem kaliteli, hem ambalajda çok iyiyiz. Ama fiyatta rekabet edemiyoruz. Ürünlerimiz çok pahalı. Yurt dışında rekabet edemiyoruz ve para kazanamıyoruz.  Son yıllarda bizi Mısır zorlamaya başladı ve ben Mısır’ı gözlemek için buralara geldim. Gördüm ki, fırsatlar var ve ben bu fırsatları değerlendirmek istedim.

Tek bir kelime Arapça bilmiyorum.. Burada tercüman tuttum. Ev ve araç kiraladım. Üretici ve simsarlara ulaşıyor ve mal alıyorum. Rusya’ya ve başka ülkelere gönderiyorum. Mısır’ın büyük Pazar olması ve ambalajda iyi olmamaları nedeniyle sorunlar yaşıyoruz, ama bu sorunları aşacağız. Biz hem üretimde, hem ihracatta tecrübeliyiz, Rusya pazarında etkimiz var ve bu tecrübemizi buralara taşıdık. Ürün pazarlıyor ve kazandıklarımızı ülkemize aktarıyoruz. Mazot, elektrik ve ilaç-gübre gibi girdilerin bu ülkede çok ucuz olması maliyetlerin düşük olması sağlıyor. Bu durum Rusya pazarında Mısır’dan ihracat yapan tüccarlara avantaj sağlıyor.

Nurettin 

Türkiye’de büyük ticaret yaparken, bazı şansızlıklar yaşamış ve kendisini Mısır’da bulmuş. Bir yandan ürün temin ediyor, ürünlerin işlenmesine nezaret ediyor, bir yandan da ürünün gönderildiği ülkede ürün satışını kontrol ediyor. Mısır’da sebze meyve üretimi yapılan her yeri öğrenmiş. Tek amacımız bu ülkede Türk tüccarın itibarını üst seviyede tutmak, piyasada hakim olmak diyor.

Hasan

Mısırlı Tercüman.. Türkiye’li tüccarlarla tanıştığında, Türkçesi çok iyi değilmiş. Ama onlarla tanıştıktan sonra, Türk Dizileri izledim ve Türkçe Kitaplar okudum. Türkçemi hızla ilerlettim diyor. Genç yaşına rağmen, Türk Tüccarlarla, Mısırlı üreticiler arasında müthiş bir koordinasyon oluşturmuş. Sadece tercüman değil. Müthiş bir işbirliği uzmanı olmuş. Adeta Türk Tüccarların ağzı dili gibi.. Tam bir Türk Dostu..

Bu üç başarılı adam beni bir saniye boş bırakmadılar. Karış karış ülkenin tarım havzalarını gezdirdiler. Onların işbirliği yaptıkları Mısır’lı üretici ve tüccarlarla tanıştık. Onların misafiri olduk. Öyle büyük işler başarmışlar ki, ülkemizin parlayan yüzü olmuşlar.

Bir sonraki yazımız Mısır’da oluşturulan yeni tarım alanları ile ilgili olacak..

Share

leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*