IMG_9246Dünyada bilinen o anlı şanlı mutfaklarda bile bizdeki kadar çok çeşidi yapılmaz. Salatasından, zeytinyağlısına, kebabından, dolmasına, etlisinden, etsizine, mezesinden tatlısına, turşusuna kadar yüzlerce çeşidi ile Türk Mutfağının olmazsa olmazıdır Patlıcan.. İmam bayıldı, karnıyarık, musakka, oturtma, Ali Nazik, hünkar beğendi, dolma en çok bilinenidir.

Peki ülkemizde bu kadar sevilen patlıcanın nasıl yetiştiğini ve çiftçinin yetiştirmek için nasıl bir uğraş verdiğini merak ediyor musunuz?

Anlatalım..

Çiftçi Kulüp olarak konuştuğumuz çiftçimiz 20 Dekarlık bir arazide patlıcan yetiştiriyormuş. Araziyi kiralamış. Bölgede toprağın kalitesine göre, arazi kiraları sezonluk 400  – 700 TL arasında değişiyormuş. Arazi su basma riskli bir arazi olduğu için dekar’ı 400 TL.ye ve toplam 8 Bin TL ödeyerek  kiralamış. Patlıcan’ın diğer sebze türlerinden farkı, toprağa bıraktığı nematod nedeniyle, aynı toprakta 5 yılda bir patlıcan yetiştirilebilirmiş.. Aynı araziye birkaç yıl ara ile patlıcan dikildiği taktirde verim almak mümkün değilmiş. Bu nedenle, patlıcan yetiştirmek istiyorsanız, kiralık bir arazi bulmak zorunlulukmuş.

Bölgemizde genellikle, kemer ve  topak denilen türler yetiştiriliyormuş.. Kemer patlıcanda ise Anamur Karası, Darko, A – 117 denilen türler tercih ediliyormuş..IMG_9248

Çiftçimiz, patlıcan fidesinin tanesini 40 -50 kr.’a alıyor ve 20 dekar araziye 23.000 fide dikiyormuş. Fideleri mart ayının ilk haftasında toprakla buluşturuyor, doksan gün sonra da ilk hasadını yapıyormuş.

Ama durun.. Her şey bu kadar kolay değil. Çiftçimiz patlıcan dikimine karar verdiğinde, araziyi önce patlatma ile sürüyor, sonra koble ile araziden bir kez daha geçiyor ve silindirle düzeltiyor, sırt makinesi ile sırt yaptıktan sonra dikimi gerçekleştiriyormuş.

Tarlanın her sürümünde traktörü dekar’a 4 litre mazot harcıyormuş.. Dikimden önce araziye ot ilacı atıp, muhtemel otlanmamın önüne geçiyor, sonra da araziye 20 x 20 lik gübre atıyormuş. Dekar başına attığı gübre 70 kg. olup, tüm araziye attığı gübre ise 1.400 kg.mış.

Fide dikiminden hemen sonra ise tünel sistemi kuruyor ve naylon alıyormuş. 20 Dekarlık bir arazide 16 Top naylon kullanıyormuş ve bunun için 1.960 TL para ödemiş.. Tunel sera kurmak için 25 yevmiye vermiş ve tarım işçisi çalıştırmış.. İşçilik yevmiyesi 50 TL.ymiş ve Sadece tünel sera kurmak için Toplam 1.250 TL işçilik ödemiş..

Patlıcan sera altında 15 gün bekledikten sonra sera üstü açılıyor ve güçlendirici, düzenleyici ve besleyici gübre uygulaması yapıyormuş. Eğer bir hastalık görülürse ilaçlama yapılıyormuş.

Patlıcan yetişinceye kadar haftada iki kez sulama yapılır ve her sulama ile birlikte damlama sisteminden besleyici gübreler verilirmiş ve her sulama maliyeti çiftçi için Bin TL.ymiş.. Sulama motorla yapıldığı için her sulamada ayrıca 10 Lt. mazot harcıyorlarmış..

Yetiştirme sürecinde patlıcanda görülen hastalıklar nedeniyle 8 – 9 günde bir mutlaka ilaçlama yapmak gerekiyormuş ve her ilaçlama döneminde 2 Depo (Ton) kullanılıyormuş ve her ilaçlama maliyeti çiftçi için 300 TL.ymiş..

60 günlük sürenin dolması ile birlikte çiftçi artık patlıcanın üstünü açıyor, traktörle çapa çekiyor ve sırtlarını yeniliyormuş.. Hasat’a kadar yine sulama, besleme ve ilaçlama devam ediyormuş.

90 günün dolması ile birlikte hasat başlıyor ve 25 Temmuza kadar devam ediyormuş.

Çiftçimiz teknoloji kullanamadığı için hasat’ı işçi ile yapıyormuş.. Her hasatta 20 işçi çalıyor ve verim durumuna göre 13 -17 Ton arasında hasat yapıyormuş. Duruma göre bir sezonda 10 -12 kez hasat yapılıyormuş ve 20 Dekarda toplam 150 ton’a kadar ürün almak mümkünmüş..

IMG_9247Çiftçimiz 2015 yılı ilk hasatını yaptığını, ürünün turfanda olduğunu ve Tarsus Hal’inde 70 Kr.a satıldığını söylüyor. Ancak biliyoruz ki; hallerde yüzde 8 komisyon ve yüzde bir rüsum kesildiği için eline 70 Kr.’u geçmiyor.

Yine çiftçimiz; ben ilk turfanda ürettiğim için ilk hasatı 70 kr.’a sattım. Ancak diğer üreticilerin ürünü de pazara girince bu fiyatlara patlıcan satmak imkansız. Bu nedenle, hasat sonuna kadar 40 kr. ortalaması bizim için iyi bir fiyat olur. Ama bunun bile altına düşmek mümkün diyor.

Dünyanın en pahalı mazotunu, ilacını, gübresini ödeyerek, yüzlerce yevmiyeli işçi çalıştırarak, nasıl bu işi yapıyor ve nasıl bu işin altından kalkıyor, ne kazanıyor anlayamadık..

Share

leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*