IMG_8594O kadar önemlidir ki; ilk canlılık onunla başlar. Yaşam çeşitlenir, gelişir. Zenginlikler ortaya çıkar. Etrafında uygarlıklar oluşur.

Onu kontrol edebilenler ve koruyanlar, gelişmesini sürdürür. Koruyamayanlar ise ya yok olur, yada başka topraklara savrulur.

Yani, o derece önemlidir su..

Medeni toplumlarda bu durum çok iyi bilindiğinden, suyun kontrolü ve kullanımı son derece önemlidir. Bu işi yapacak çok sayıda kurum, kuruluş ve başında çok sayıda yetenekli idareciler vardır.

Bizde de öyle..

Zengin su kaynakları olan bir ülke olmadığımızdan, ülkenin kıt su kaynaklarını bilim ve tekniğe uygun olarak ihtiyaç sahiplerinin kullanımına sunmak ve kaynakları korumak amacıyla Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğümüz bulunduğu gibi, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bünyesinde de, Arazi Islahı ve Sulama Sistemleri Daire Başkanlığı bulunmaktadır. Bu IMG_0168kurum da, sulama projelerinin etüt ve uygulamasını yapmak, mevcut sulama şebekelerinde bitkisel üretimi geliştirecek iyileştirme tedbirleri almak, yeni sulama tesisleri yaptırmak, verimliliği artırmak, sulama ile ilgili stratejiler geliştirmek, su tasarrufu sağlayacak tedbirler almak, arazi ıslah projeleri yapmak, sorunlu arazilerde iyileştirme çalışması yapmak, su havzalarını koruyacak tedbirler almak gibi çok sayıda önemli görevleri üstlenmiştir.

Peki gerçekte bu böyle midir?

Biz en azından kendi bölgemizde ki gerçekleri anlatalım. Dünyanın en önemli tarım üretim bölgesi olan çukurova topraklarının gerçeklerini..

Çukurova Bölgesinin Tarsus havzasının önemli bir bölümü Berdan Barajından sulanır. Bu barajın yapımı 1975-1984 yılları arasında tamamlanmıştır. Tarımsal sulama kanalları aynı yıllarda yapılmış, açık kanal sistemi ile su tarlalara ulaştırılmıştır. Konuştuğumuz çiftçilerin tamamına yakını bu kanallarda uzun bir süredir iyileştirme çalışmasının yapıldığını görmediklerini belirmektedirler.

IMG_8636Şikayetlerine gelince;

  1. 1. Bahçelerimizi, tarlalarımızı suladığımız su devlete ait bir sudur. Bu su bizlere ulaştırılıyor ve parasını ödeyerek kullanıyoruz. Bedeli ise bölgede kurulu onlarca sulama birliği tarafından tahsil ediliyor.
  2. 2. Su barajdan, bahçemize-tarlamıza kadar açık olarak geliyor. Bize söylenene göre, suyun bize ulaşmasına kadar geçen sürede, yüzde 48’i aşırı sıcaklardan buharlaşıyor yada kırık-bozuk kanaletlerde ziyan oluyor. Yani devlet bize kevgirle su veriyor. Zayiatı da pek umursamıyor.
  3. Su o derece sahipsiz ki; suyun geçtiği kanal boyunun tamamına yakını, hayvan sahipleri tarafından işgal edilmiş, çok sayıda ahır kanal boylarına kurulmuş. Ahırların oluşturduğu tüm kirlilik suyun içinde.. Yani onlar için yer kirasız, su parasız. Kirletmek ise serbest.. Bizse parayı ödemezsek, icradayız.
  4. Bize diyorlar ki; “iyi tarım yapın.” Bizde yapmaya çalışıyoruz. İyi tarım için müracaat masrafları, kontrolör ücretleri ödüyoruz. Kontrol zamanı geldiğinde, “Kullandığınız suyu tahlil ettirin. Temizse sorun yok. Suyunuz kirli ise İyi Tarım Sertifikası alamazsınız.“diyorlar. Bizde gönderiyoruz. Ücretlerini ödüyoruz. Sonuç kirli..
  5. Yani dememiz o ki, devlet kendi suyunun tahlilini kendisi yapması gerektiği halde, kendisinin suyunun tahlilini bize IMG_0164yaptırıyor ve iyi tarım yapmaya çalışan binlerce çiftçi temiz suyu buluncaya kadar tahlil yaptırmaya devam ediyor. Kısacası iyi tarım bize iyice yük oldu..
  6. Çiftçi olarak biliyoruz ki; su bir organizmadır. İçinde çok sayıda mineral vardır ve aşırı sıcakta yaptığı uzun yolculuk sonucunda bu minerallerin önemli bir bölümü yok oluyor. Yani bizler, içinde hiç bir değer olmayan saf su ile toprak sulamaya çalışıyoruz.
  7. Bahçelerimize güçlü filitrasyon sistemler kurduk ama, su o derece kirli ki, bu sistemler bile suyu temizlemeye yetmiyor. Bir süre sonra damlama sistemlerimiz tıkanıyor ve bunları değiştirmek gerekiyor. Bunlar bizim için büyük maliyetler oluşturuyor.
  8. Açık kanaletlerden gelen suyu tarlamıza basmak için bir enerji gerekiyor ve bizim bahçelerimizde santrifüjleri çalıştıracak kalitede elektrik yok. Bu nedenle, traktörlerimizi bağlıyoruz ve dünyanın en pahalı mazotu ile sulama yapıyoruz.

Su kontrolü ve suyu korumakla görevli kurumlar görevlerini yapıyor ve bizler için verimli kullanım sağlıyorlar mı?

Ne dersiniz?

Share

leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*