IMG_0149Ben narenciye üreticisiyim. Sektör hızlı büyüyor. Yeni bahçeler tesis ediliyor. Binlerce, on binlerce fidan toprakla buluşuyor. Plansız bir üretim olduğundan, ancak pazar aynı oranda büyümediğinden sıkıntı yaşıyoruz. Özellikle portakal ve mandalinayı pazarlamakta zorlanıyoruz.

Üretim aşamasında kullandığımız ilaç ve gübrelerin fiyatları yüksek, mazot fiyatları da pahalı olunca, tarımsal üretime kredi veren kuruluşlarla adeta akraba olduk. Sık sık kapılarını çalıyoruz.

Yine bu amaçla Tarım Kredi Kooperatifine gittim. Personelleri son derece güleryüzle karşıladı. Çay yada kahve ikram edebileceklerini söylediler .bardak-cay

Ben de çay içebileceğimi belirttim.

Temiz giyimli bir hanım, pırıl pırıl bardaklarla çayı getirdi.

Çay demini çok iyi almıştı. Kıpkırmızı bir rengi vardı ve içtiğiniz zaman ağızda hoş ve buruk bir tad bırakıyordu. Çok hoşuma gitti bir daha istedim.

Biz piyasada aldığımız, toz haline gelmiş, demleyince bulanık görüntüsü olan çayları içtiğimizden ister istemez sordum.

IMG_0038“Kaçak Çay mı kullanıyorsunuz ?”

Hayır dediler. Kendi çaylarını kendileri üretiyorlarmış..

“Piyasada bulabilir miyiz?” diye sordum.

Bulamazmışız.

Peki neden sadece çay yada kahve?

Bu bölge narenciye bölgesi ve ürünü çok ucuz temin etmek mümkün. Misafirlerinize çay yada kahve yanında Portakal yada greyfurt suyu yada Limonata ikram etmek mümkün değil mi? Hem daha sağlıklıdır, hem alışkanlık kazandırabilirsiniz, hem de bir çiftçi kuruluşu olarak bölgesel üretimi Taze_sklm_portakal_suyudesteklemiş olursunuz diye sordum.

Öneriniz çok ilginç…

Değerlendireceğiz dediler.

Ben de bekleyip göreceğim

Share

leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*