IMG-20170508-WA0001 (1)Türkiye-Afrika Tarım Bakanları 1.Toplantısı’nın yapılacağını öğrenmemiz üzerine, çiftçilerimiz adına ve Çiftçi Kulübü olarak bu toplantıya katılmak ve izlenimlerimizi aktarmak istedik.

İlk günkü toplantıya Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu(DEİK) Yönetim Kurulu Başkanı, AfB Kırsal Ekonomi ve Tarım Komiseri, Ekonomi Bakanı, Dışişleri Bakanı, Gıda Tarım Hayvancılık Bakanı, Somali Devlet Başkanı ve Gine Devlet Başkanı ile Başbakan Binali Yıldırım konuşmacı olarak katıldı.

İkinci gün yapılan toplantıda ise, TİKA’nın, Türkiye Maarif Vakfının, İHH’nın AfB’nin sunumları ve yan toplantılarla yine Tarımsal İşbirliği toplantıları vardı.

Bizim bu toplantılardan çıkarttığımız sonuçlar ise şunlar;

Afrika tarım alanında yatırım yapmak isteyen ve üretimin hacmi arttıkça birim maliyetinin düşeceğini bilen IMG-20170508-WA0004 (2)yatırımcılar için çok uygun bir yer. Toplantıda dinlediğimiz devlet başkanlarının ve Afrika Birliği yetkililerinin yaptığı içten çağrıların sonucunda Afrika halklarının yabancı ülkelerden gelecek yatırımlara koşulsuzca ihtiyaçları olduğu görülmüştür.

26 Haziran 2014 tarihinde Ekvator Ginesi Malabo şehrinde imzaladıkları “Malabo Deklarasyonu”nu çok önemsiyorlar ve bu konudaki beklentileri büyük. Yoksulluk ve açlıkla mücadele etmenin tek ve gerçek yolunun tarım olduğunun farkındalar.

Devletlerin tarım alanına yatırım yapacak işadamlarına, özelliklede Türk işadamlarına, onların bilgi ve birikimlerine, tecrübelerine ve teknolojilerine ciddi ihtiyaçları var ve her türlü desteği ve imkânı önlerine sermeye hazırlar. Bütün bu desteğin karşılığında yerel çiftçilerin öğrenebileceği en ufak bir teknik bir bilgiyi veya sağlanacak istihdamı bile ciddi bir kazanım olarak görüyorlar.

Afrika; geniş bakir arazileri, verimli toprakları ve dünyada tarım arazileri gittikçe daralmasına rağmen ekilebilir toprağın yarısından fazlasını barındırması ile günümüzde ve gelecekte tarım pazarının en önemli aktörlerinden olmaya başlamıştır.

IMG-20170508-WA0006 (2)Özellikle büyük ölçekli tarıma uygun arazi bulunabilmesi ve işçiliğin ucuz olması yabancı ülkelerdeki yatırımcıların iştahını kabartmıştır. Düşük maliyetle üretilen ürünler ister ihracat, ister iç piyasaya pazarlama yoluyla değerlendirilebilmektedir.

Afrika Birliği’nin başını çektiği kalkınma programları kıta tarımı için umut vadediyor. Ucuz işgücü ve verimli arazilerden yararlanmak isteyen Çin, Hindistan, Mısır, Katar’ın başını çektiği daha birçok yabancı yatırımcı kıtaya akın etmiş durumda. Bu akıma Türkiye’den de bir kısım işadamları dâhil olmuşlardır. Proje ortaklarının 340 milyon dolarlık yatırımının içinde 500 bin dönümlük pamuk arazisi de bulunuyor.

Su kaynakları yeterli olmakla birlikte, sulama altyapılarının olmayışı, yeterli makine ve ekipman teknolojisinin gelişmemesi, tarımsal ekipmanların çalıştırılmasında kullanılması gereken elektrik, petrol gibi enerji kaynaklarına ulaşmanın güçlükleri, şimdilik görünen sorunların başında geliyor. Görünen o ki, Türkiye ve Türk işadamları sadece tarımsal üretim de değil, tarım alt yapısında hizmet verecek mühendislik hizmetlerinde de etki rol alabilir.

Sonuç olarak yatırım analizi yapılmak üzere artılar ve eksiler bir tartıya konulduğunda, bölgesel koşullara dair birtakım zorluklar olmasına rağmen; düşük maliyetler (arazi, iş gücü vb.) ve buna ek olarak yüksek getiri olduğu sürece büyük ölçekli tarım yatırımı yapmak cazip bir düşüncedir.

 

 

 

Share

leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*